Yeni büyük ölçekli araştırma, GPT-4 gibi modellerin bazı dil tabanlı testlerde ortalama insan yaratıcılığını aştığını gösteriyor. Ancak en yaratıcı yüzde 10’luk grup hâlâ yapay zekanın çok ilerisinde.
Montréal Üniversitesi ve işbirlikçilerinin yürüttüğü ve 100.000’den fazla insan katılımcıyı içeren yeni bir çalışma, büyük dil modellerinin (LLM) belirli yaratıcılık testlerinde ortalama insan performansını geride bırakabildiğini ortaya koydu. Araştırmanın eş-yazarları arasında Karim Jerbi, Antoine Bellemare-Pépin ve François Lespinasse ile yapay zekâ öncülerinden Yoshua Bengio yer alıyor; çalışma 21 Ocak 2026’da Scientific Reports‘ta yayımlandı.
Yaratıcılık nasıl ölçüldü?
Araştırmanın merkezinde Divergent Association Task (DAT) adlı test var: Katılımcılardan tek bir uyarandan yola çıkarak birbirleriyle anlamca mümkün olduğunca alakasız on kelime üretmeleri isteniyor. DAT, kısa sürede uygulanabilen ve dil tabanlı fikir çeşitliliğini ölçen bir yöntem; aynı zamanda yazma, fikir üretimi ve yaratıcı problem çözme gibi alanlardaki diğer testlerle yüksek ilişki gösteriyor.
Çalışmada ChatGPT, Claude, Gemini ve GPT-4 gibi önde gelen modeller değerlendirildi. Sonuçlar, bazı modellerin özellikle DAT gibi iyi tanımlı, dil odaklı görevlerde ortalama insan katılımcıyı geçtiğini gösterdi. Öte yandan, yaratıcılığın üst sınırında yer alan insanlar —özellikle en yaratıcı yüzde 10— tüm modellerin açık ara önünde kaldı.
Ayrıca ekip, yapay zekanın üretkenliğinin sabit olmadığını; model ayarları (örneğin temperature) ve talimatların nasıl yazıldığı gibi faktörlerle yönlendirilebildiğini buldu. Daha yüksek temperature değerleri ve yönlendirici, etimoloji odaklı prompt’lar modelleri daha keşifçi ve beklenmedik yanıtlar üretmeye itti. Ancak daha karmaşık yaratıcı işler (haiku, kısa öykü, film özeti) söz konusu olduğunda insan yaratıcısı hâlâ genellikle üstünlük sağladı.
Yazarlar bu sonuçları, yapay zekayı bir ‘rakip’ olarak görmek yerine yaratıcı süreçleri genişletebilecek güçlü bir araç olarak yorumluyor. Sonuçlar, LLM’lerin fikir üretiminde yardımcı olabileceğini ancak en özgün, derin ve zengin yaratıcı ürünlerin şu an için insan yaratıcılığının sınırlarında kalmaya devam ettiğini öne sürüyor.

Bir Cevap Bırakın