Hükümetler 2030’a kadar AI altyapısına 1.3 trilyon dolar ayırıyor; amaç egemenlik sağlamak. Ancak enerji, çip tedariki ve yetenek eksikliği tam bağımsızlığı zorlaştırıyor; uzmanlar stratejik işbirliğini öne çıkarıyor.
Devletlerin “sovereign AI” (egemen AI) hedefleri için altyapıya seferber ettiği sermaye büyüyor: Haber metnine göre önümüzdeki yıllarda toplam 1.3 trilyon dolara varan taahhütler söz konusu. Bu kaynaklar; yerel veri merkezleri, ülkede eğitilmiş modeller, bağımsız tedarik zincirleri ve ulusal yetenek programları için planlanıyor.
Egemenlik için altyapı tek başına yetmez
Ancak altyapı-first (önce donanım) yaklaşımı pratik engellerle karşılaşıyor. Accenture’ın Kasım 2025 anketi, Avrupa kuruluşlarının %62’sinin “sovereign AI” arayışında olduğunu; Danimarka’da bunun %80’e, Almanya’da %72’ye çıktığını gösteriyor. Buna rağmen veri merkezleri için gereken enerji ve altyapı fiziksel sınırlara takılıyor: makalede 2030’a kadar küresel veri merkezi kapasitesinin 130 gigawatt’a ulaşması beklendiği, her 1 milyar dolar yatırım için yaklaşık 125 milyon dolar ek elektrik ağı yatırımı gerektiği ve planlanan 750 milyar dolarlık yatırımların şebeke gecikmeleriyle karşılaştığı belirtiliyor.
Bir diğer önemli boyut yetenek: Araştırmacılar ve girişimciler sermaye, rekabetçi ücret ve hızlı inovasyon döngülerinin olduğu ekosistemlere akıyor. Bu yüzden tek başına büyük veri merkezleri kurmak, dünya çapında yetenekleri çekip tutmak için yeterli değil.
Gerçekçi yol, izole bir egemenlik değil; uzmanlaşma ve orkestrasyon: hangi yetenekleri ülke içinde geliştireceğiniz, hangi kapasiteleri ortaklaşa sağlayacağınız ve küresel kuralları nerede şekillendireceğiniz. Makale, Singapur’un yönetişim ve dijital kimlik gibi rekabetçi nişlere yatırım; İsrail’in yoğun startup ve araştırma ağı; Güney Kore’nin Samsung ve Naver gibi ulusal şampiyonlarının Microsoft ve Nvidia ile stratejik işbirlikleri üzerinden ilerlemesini örnek veriyor. Ayrıca makalede Çin’in bile tam “full-stack” özerkliğe ulaşamadığı; gelişmiş çip üretimi için gerekli litografi ekipmanlarında dışa bağımlılığın sürdüğü vurgulanıyor.
Yazı üç pratik öneriyle özetleniyor: (1) Başarıyı sahip olunan hesaplama gücüyle değil, üretilen katma değerle ölçmek; (2) altyapının yanında araştırma kurumları, teknik eğitim, girişimcilik desteği ve kamu-özel ortaklıklarıyla güçlü bir ekosistem kurmak; (3) maliyetleri paylaşmak ve uzmanlığa erişmek için stratejik küresel ortaklıklar geliştirmek. Aşırı bağımsızlık hedefleri pazarları parçalayabilir ve sınırötesi inovasyonu yavaşlatabilir; bunun yerine seçilmiş bağımlılıklar ve liderlik, önümüzdeki on yılda rekabeti belirleyecek.
Not: Bu özet, Cathy Li’nin görüşlerine dayanan MIT Technology Review yazısından derlenmiştir. Cathy Li, World Economic Forum’daki Centre for AI Excellence’ın başıdır.

Bir Cevap Bırakın