Penn State araştırmacıları, kuantum bilgisayarların yalnızca yazılımdan değil donanımdan da ciddi güvenlik açıkları barındırdığını uyarıyor. Makalede öne çıkan riskler arasında üçüncü taraf derleyiciler, devre düzeyinde fikri mülkiyet sızıntıları ve qubit’ler arası istenmeyen etkileşimler yer alıyor.
Penn State’ten Swaroop Ghosh ve Suryansh Upadhyay tarafından ortaklaşa kaleme alınan çalışma, kuantum bilgisayarların sunduğu yüksek performansın aynı zamanda onları cazip hedefler hâline getirdiğini vurguluyor. Araştırma, 2025’te Proceedings of the IEEE’de yayımlanan “A Primer on Security of Quantum Computing Hardware” başlıklı makalede özetleniyor ve güvenliğin yalnızca yazılım katmanında ele alınmasının yeterli olmayacağını savunuyor.
Kuantum: Neden özel bir güvenlik yaklaşımı gerekiyor?
Çalışmada belirtilen başlıca zayıflıklar arasında derleyici ve program doğrulama eksiklikleri, üçüncü taraf araçların getirdiği riskler ve devre tasarımına doğrudan gömülü olan ticari sırların açığa çıkma tehlikesi var. Ayrıca kuantum cihazlarının doğal özellikleri —örneğin qubit’ler arasındaki istenmeyen dolanıklık (crosstalk)— bilgi sızıntısına veya hesaplamanın bozulmasına yol açabiliyor.
Ghosh ve ekip arkadaşları, bu tehditleri azaltmak için çok katmanlı çözümler öneriyor. Donanım seviyesinde gürültü ve crosstalk azaltımına odaklanmak; devre seviyesinde veriyi karıştırma (scrambling) ve özel kodlama yöntemleri uygulamak; sistem seviyesinde ise veriyi bölümlere ayırma, rol tabanlı erişim kontrolleri ve donanım izolasyonu gibi yaklaşımlar öne çıkıyor. Ayrıca, kuantum programlarına yönelik yeni yazılım uzantıları ve tehdit tespit yöntemleri geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yazarlar, konunun matematik, bilgisayar bilimi, mühendislik ve fizik alanlarından araştırmacıların ortak çalışmasıyla ilerlemesi gerektiğini belirtiyor. Makaleye Abdullah Ash Saki de katkıda bulundu; çalışmanın destekçileri arasında U.S. National Science Foundation ve Intel bulunuyor.

Bir Cevap Bırakın