Mağazaların Geleceği: Hologramlar, Gözetim ve Her Köşede AI

Ev LLM Mağazaların Geleceği: Hologramlar, Gözetim ve Her Köşede AI
Mağazaların Geleceği: Hologramlar, Gözetim ve Her Köşede AI

New York’taki National Retail Federation fuarı, perakendenin her aşamasına AI yerleştirilmiş bir gelecek vizyonu sundu. Standlarda ChatGPT gücüyle çalışan hologramlar (ör. “Mike”), mağazaya gelenleri markayla etkileşime çekmek için tanıtıldı. Google, mağazalar ve AI ajanlarının doğrudan alışveriş yapmasına izin verecek Universal Commerce Protocol (UCP) gibi girişimleri açıkladı; Papa Johns gibi firmalar sohbet botlarıyla sipariş alma ve fotoğrafla grup sayma gibi deneyler gösterdi. Öte yandan, SpaceVision ile mağaza içi yüz ve hareket takibi gibi teknolojiler veri toplama ve kişiselleştirme vaadiyle beraber mahremiyet kaygılarını da derinleştiriyor. Fuarda sade, dokunsal ürünler sunan Equapack gibi oyuncular ise insan deneyimine geri dönmenin önemini vurguladı.

National Retail Federation’ın büyük fuarında ziyaretçiler, plastik bir tüp içinde asılı, parlak pembe takım elbiseli ve üzerinde “TALK TO ME” tabelası olan bir hologram etrafında toplandı. “Mike” adlı bu karakter, Hypervsn tarafından yaratıldı ve cevaplarını ChatGPT üzerinden üretiyor; fuar görevlileri, bu tür hologramların mağazalarda daha çok buz kırıcı—müşteriyi markayla etkileşime çekme aracı—olarak kullanılacağını söylüyor. Akıcı bir insan sohbeti beklenmese de amaç dikkat çekmek ve insanları girişimle tanıştırmak.

Fuar boyunca AI vaatleri her standa yayılmıştı: “touchscreen” çözümlerinden “AI customer flow analysis”a kadar birçok slogan duyuldu. Google, alışveriş deneyimlerini yapay zekâ ajanlarına açacak Universal Commerce Protocol (UCP) adında bir açık standarttan söz etti; bu, örneğin bir kullanıcının Google’ın AI Modu içindeyken Target gibi perakendecilerden doğrudan alışveriş yapabilmesini sağlayacak teknik bir bağlantı katmanı demek. Papa Johns gibi zincirler, sohbete dayalı bir sipariş deneyimi, önceki siparişleri otomatik doldurma ve grup siparişi önerileri (grup sayısını belirlemek için fotoğraf yükleme gibi) gibi örnekleri demo olarak gösterdi — yani AI, keşiften ödeme aşamasına kadar satın alma hattına gömülüyor.

Fuarda görülenlerin büyük bölümü tüketicinin doğrudan görmediği arka uç çözümlerinden oluşuyor ama mağaza içi gözetim teknolojileri en rahatsız edici olanlar arasında. Solum adlı firmanın sergilediği dijital raf ve ekran çözümleri, SpaceVision adlı bir teknolojiyle entegre edildiğinde mağaza ziyaretçilerine kimlik numarası atayıp izleme, bakış süresi, ürün alıp almama gibi davranışları ölçebiliyor. Görevdeki bir çalışan, gerçek dünyaya aktarılan bu verinin anlık görüntüleri hızla metadata’ya çevirip silindiğini, esas amaçlarının yeniden hedefleme için etkileşim verisini çıkarmak olduğunu söyledi — bu da kişisel verinin mağazada da derinlemesine toplanması ve satılmasının yolunu açıyor.

Fuarun diğer ucunda Equapack’ın sakin standı dikkat çekiyordu: LED ekranlar, robotlar veya büyük AI vaatleri yok; bunun yerine yeniden kullanılabilir, estetik paketleme çözümleri vardı. Kurucu Eran Rothschild, tasarım sürecinin dokunsallık ve ürünü alan insan deneyimi üzerine kurulu olduğunu, AI görselleştirmesinin ürünün gerçeğiyle uyuşmayacağını ve bu yüzden tercih etmediklerini belirtti. Özetle fuar, AI’nin ölçek ve otomasyon vaatleriyle doluydu; ama bu teknolojilerin tüketicinin eline geçen somut ürünü gerçekten daha iyi yapıp yapmayacağı tartışmalı görünüyordu.

Kaynaklar ve Bağlantılar:

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.