Biyoloji Verisi İçin OpenAI’den 40 Milyon Dolar
OpenAI Foundation, biyoloji alanında yapay zekâ çalışmalarını hızlandırmak amacıyla yüksek kaliteli bilimsel veri setlerinin oluşturulmasına fon sağlayacak. Vakıf, kanser aşıları araştırmasına 40 milyon dolar ayırırken iflas eden biyoteknoloji şirketlerinin arşivlerini toplamayı hedefleyen bir projeye de 500 bin dolar verecek.
OpenAI’nin kâr amacı gütmeyen kuruluşu OpenAI Foundation, yapay zekânın tıp alanındaki kullanımını geliştirmek için yeni bir hibe programı başlattı. “Data for Public Health” adı verilen girişim, araştırmacıların yapay zekâ modellerini eğitmek üzere yüksek kaliteli bilimsel veri setleri oluşturmasını desteklemeyi amaçlıyor.
Programın ilk aşamasında North Carolina Üniversitesi, Chapel Hill’de yeni kanser aşılarına ilişkin verilerin toplanması için 40 milyon dolarlık fon sağlanacak. Foundation ayrıca araştırmacıların ilaçların etkilerini tahmin etmeye çalıştığı yarışmalar düzenleyen OpenADMET’i de destekleyecek.
Fon alan projelerden biri, klinik araştırma politikası analisti Ruxandra Teslo’nun önerdiği “kayıp biyoteknoloji arşivi” fikri. İflas eden biyoteknoloji şirketlerinin arşivlerinde düzenleyici kurumlarla yazışmalar, üretim stratejileri, güvenlik verileri ve klinik araştırmalara ilişkin ayrıntılar bulunabiliyor. 1Day Sooner’ın yürüteceği proje, bu belgelerin iflas süreçlerindeki ihaleler yoluyla elde edilip yapay zekâ araştırmalarında kullanılmasını hedefliyor.
OpenAI Foundation, bu girişim için 1Day Sooner’a 500 bin dolar verecek. Kuruluşun başkanı ve kurucu ortağı Josh Morrison, şirket verilerinin münhasır olmayan kopyalarının her biri için yalnızca birkaç on bin dolar ödenebileceğini düşünüyor. 1Day Sooner şu anda üç veri setine sahip; bunların ikisi, daha önce başka bir şirketin ilaç geliştirme sürecini incelemek için iflas sürecinden yararlanan Lumen Bioscience tarafından bağışlandı. Ancak kuruluşun bu yıl yaptığı iki ayrı teklif kabul edilmedi.
Teslo’ya göre ilaç şirketlerinin hazırladığı ve “common technical documents” olarak adlandırılan dosyalar, bir ilaca ilişkin bilinen bilgilerin büyük bölümünü içeriyor. Bu belgeler, şirketlerle düzenleyici kurumlar arasındaki yazışmaların yanı sıra ayrıntılı bilimsel ve tıbbi ölçümleri de kapsıyor. Teslo, böyle bir arşivin yapay zekâ sistemlerinin ilaç onay süreçlerinde uzmanlaşmasına yardımcı olabileceğini savunuyor; zira ilaç geliştirmede zaman ve paranın yaklaşık yüzde 70’i klinik geliştirme aşamasında, yani denemelerin düzenlenmesi ve yürütülmesinde harcanıyor.
OpenAI Foundation yöneticisi Jacob Trefethen, vakfın OpenAI’den ayrı faaliyet gösterdiğini ancak insanlığın tamamına fayda sağlama hedefini paylaştığını belirtti. Vakıf, yıl sonuna kadar 1 milyar dolar dağıtmayı umuyor. OpenAI’nin kâr amacı güden şirketindeki yüzde 26’lık hisse vakfa önemli bir mali kaynak sağlasa da kuruluşun hâlâ bazı kilit pozisyonlar için işe alım yaptığı ve hibe faaliyetlerini ancak bu yıl hızlandırdığı aktarılıyor.
Biyoloji alanında veri eksikliği, yapay zekânın tıp araştırmalarındaki en önemli darboğazlardan biri olarak görülüyor. Bununla birlikte, iflas süreçlerinde elde edilen şirket arşivlerinin özel veya ticari açıdan hassas bilgiler içerebilmesi, bu verilerin nasıl korunacağı ve kullanılacağı konusunda hukuki ve etik soruları da beraberinde getiriyor.