Otonom Uçaklar Gökyüzünü Nasıl Dönüştürecek?
Otonom uçaklar, tarım ilaçlaması ve kargo taşımacılığı gibi alanlarda ticari kullanıma yaklaşırken havacılıkta yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Şirketler pilot ihtiyacını azaltmayı hedeflese de güvenlik, düzenlemeler ve yapay zekânın rolü hâlâ tartışma konusu.
Kaliforniya’daki San Joaquin Vadisi’nde küçük bir tarım uçağı, yonca tarlasının üzerinde insanlı uçaklardan çok daha alçaktan ilerliyor. Ancak kokpitte pilot bulunmuyor. Pyka tarafından geliştirilen tamamen elektrikli uçak, tarlaya daha yakın uçabildiği için ilaç sürüklenmesini azaltıyor ve aynı alan için daha az kimyasal kullanılmasına yardımcı oluyor.
San Francisco Körfezi’ne bakan, II. Dünya Savaşı’ndan kalma bir hangarda faaliyet gösteren Pyka; kokpitsiz uçaklarını tarım ilaçlama ve kargo taşımacılığı için tasarlıyor. Şirket, ileride yolcu taşımacılığına da geçmeyi umuyor. Pyka’nın yaklaşık bir düzine uçağı Brezilya’da pamuk ve soya gibi ürünlerin ilaçlanmasında kullanılıyor.
Otonom uçaklar önce tarım ve kargoda deneniyor
Pyka’nın tarım uçağı burnunda taşıdığı bataryayla yaklaşık 35 dakika uçabiliyor ve gövdesindeki tankta 300 litreye kadar sıvı taşıyabiliyor. Mühendisler, bir bilgisayar üzerinden ilaçlanacak alanı belirlediğinde yazılım; elektrik hatları gibi önceden haritalanan engelleri dikkate alarak rotayı oluşturuyor. Uçak, sıvısı azaldığında kendi başına iniş yapıyor, yeniden doldurulduktan ve bataryası değiştirildikten sonra kaldığı noktadan uçuşa devam ediyor.
Otonom uçuş, otomatik pilottan daha kapsamlı bir sistem. Otomatik pilot, otomobildeki hız sabitleyici veya şerit takip sistemi gibi insan pilotu desteklerken otonom sistemler kalkıştan inişe kadar tüm uçuşu sensörlerden gelen veriler ve algoritmalar aracılığıyla yürütmeyi amaçlıyor. Buna rağmen teknoloji, otomobillerdeki sürücüsüz sistemlere kıyasla daha yavaş ilerliyor; çünkü uçaklar için güvenlik standartları çok daha yüksek ve olası kazaların sonuçları daha ağır.
ABD’de ticari sivil kullanım için onaylanan en büyük otonom sabit kanatlı uçak, şu anda Pyka’nın tarım ilaçlama modeli. Ancak operasyonlar belirli tarım alanlarıyla sınırlı ve yerde bir operatör ile görsel gözlemci bulunmasını gerektiriyor. İngiltere’de Windracers ise Shetland ve Orkney adalarına kargo taşıyacak otonom bir hizmet için izin almaya çalışıyor. Şirketin uçakları Ukrayna’da da görevler yürütüyor.
Reliable Robotics, mevcut Cessna 208B Grand Caravan uçaklarını otonomlaştırmayı denerken Merlin Labs farklı boyutlardaki askeri uçaklarda kullanılabilecek ortak bir sistem geliştiriyor. Şirketlerin yapay zekâ konusundaki yaklaşımları ise ayrışıyor: Reliable Robotics sertifikasyon sürecini zorlaştırmamak için yapay zekâdan kaçınırken Merlin Labs, nesneleri tanımak ve hava trafik kontrolüyle iletişim kurmak için yapay zekâ kullanmayı planlıyor. Pyka da kısa menzilli lidar sistemlerine ek olarak, uzaktaki uçakları ve diğer nesneleri ayırt etmek için yapay zekâ destekli kameralar eklemeyi değerlendiriyor.
Havayolu pilotlarını temsil eden kuruluşlar, pilotların kaldırılmasını güvenlik açısından ciddi bir risk olarak görüyor. Destekleyenler ise otonom uçakların pilot açığını giderebileceğini, tehlikeli işleri insanlardan uzaklaştırabileceğini, maliyetleri düşürebileceğini ve bir operatörün birden fazla uçağı denetlemesine olanak sağlayabileceğini savunuyor. Tamamen pilotsuz yolcu uçuşları henüz uzak görünse de geliştirilen sistemlerin, öncelikle insanlı uçuşların güvenliğini artıracak teknolojiler olarak ticari havacılığa girmesi bekleniyor.